CSC Sözleşmesi, uluslararası taşımacılıkta kullanılan yük konteynerlerinin yapısal güvenliğini düzenleyen 1972 tarihli IMO sözleşmesidir. Türkçe mevzuatta "Emniyetli Konteynerler Hakkında Uluslararası Sözleşme" olarak geçer; sektörde çoğunlukla CSC ya da Güvenli Konteynerler Sözleşmesi diye anılır.
Sözleşmenin sahadaki en görünür izi, konteyner kapısındaki CSC güvenlik onay plakasıdır. Bu plaka konteynerin test edilip onaylandığını, taşıyabileceği azami brüt kütleyi ve bir sonraki muayene tarihini ya da sürekli muayene programına bağlı olduğunu gösterir.
Bu rehberde CSC'nin neyi kapsadığı, plakanın nasıl okunacağı, periyodik muayene ile ACEP arasındaki fark ve Türkiye'deki uygulama ele alınır.
IMO'nun CSC sayfasına göre sözleşme 2 Aralık 1972'de kabul edilmiş, 6 Eylül 1977'de yürürlüğe girmiştir. İki amacı vardır: konteynerlerin taşınması ve elleçlenmesi sırasında insan hayatının güvenliğini yüksek düzeyde korumak ve tüm kara ve deniz taşıma modlarında ortak güvenlik kuralları koyarak uluslararası konteyner taşımacılığını kolaylaştırmak.
CSC Sözleşmesi konteynerin içindeki yükle değil, konteynerin kendisiyle ilgilenir. Konteynerin kaldırma, istifleme ve taşıma sırasında maruz kaldığı kuvvetlere dayanıp dayanamayacağı, tasarım onayı ve testlerle doğrulanır. Onaylanan konteyner, üzerindeki plaka sayesinde başka ülkelerde de asgari güvenlik formalitesiyle kabul görür.
Sözleşme metni genel maddeler ile iki teknik ekten oluşur. Ek I konteynerlerin test, denetim, onay ve bakım kurallarını; Ek II ise yapısal güvenlik gereklilikleri ile test yöntemlerini içerir.
IMO'ya göre CSC, zımni kabul usulüyle değiştirilebilir; bu sayede kurallar taşımacılıktaki gelişmelere daha hızlı uyarlanır. Onaydan sonraki bakım ve muayene sorumluluğu ise konteyner sahibine aittir.
CTU Kod'un onay plakalarına ayrılan ekine göre CSC kapsamındaki her yük konteynerinin arka tarafına, genellikle sol kapıya, kalıcı olarak sabitlenmiş bir güvenlik onay plakası bulunur. Paketleme yapan kişi için plakadaki en önemli bilgiler üretim tarihi, azami brüt kütle ve izin verilen istif kütlesidir.
| Plakadaki bilgi | Ne anlama gelir? |
|---|---|
| CSC SAFETY APPROVAL ve onay referansı | Konteynerin hangi idare veya yetkili kuruluş tarafından onaylandığını gösterir |
| Date manufactured | Üretim ayı ve yılı; ilk muayene tarihinin hesabı buna dayanır |
| Identification no. | Konteynerin tanımlama numarası |
| Maximum gross mass | Konteyner ve yükünün birlikte ulaşabileceği azami kütle |
| Allowable stack weight for 1.8 g | Konteynerin üzerine binebilecek azami istif yükü |
| Racking test load value | Yanal zorlanma (racking) testinde uygulanan yük değeri |
| Sonraki muayene tarihi veya ACEP işareti | Konteynerin periyodik muayeneye mi, onaylı sürekli muayene programına mı bağlı olduğunu gösterir |
CTU Kod'a göre azami brüt kütle hem plakada hem de konteynerin arka yüzünde yazar; iki değer farklıysa plakadaki değer esas alınır. Azami yük miktarı da arka yüzdeki "payload" rakamından değil, azami brüt kütleden konteynerin darası, ek donanım ile bağlama ve destek malzemelerinin kütlesi düşülerek hesaplanır.
Onaylı bir konteynerin güvenli kalması düzenli muayeneye bağlıdır. Ulaştırma Bakanlığının 2014/270 sayılı uygulama talimatına ve CTU Kod'a göre yeni üretilen konteynerin ilk muayenesi üretimden itibaren en geç 5 yıl içinde, sonraki muayeneleri ise en geç 30 ayda bir yapılır. Sektörde bu düzen periyodik muayene programı (PES) olarak anılır.
Bir sonraki muayene tarihi plakaya damgalanır veya plakaya yapıştırılan bir etiketle gösterilir. Talimata göre kaza sonucu yapısal hasar, bakım ya da modifikasyon durumunda bu süreler beklenmeden muayene ve sertifikalandırma yapılmalıdır.
Periyodik muayeneye alternatif olarak konteyner sahibi veya işletmecisi onaylı sürekli muayene programı (ACEP) uygulayabilir. Bu programda konteyner, büyük aktarma noktalarında sık aralıklarla incelenir. ACEP kapsamındaki konteynerlerde plakanın üzerinde ya da yakınında "ACEP" ile başlayan ve programın onay numarasını gösteren bir işaret bulunur.
İki yöntem aynı amaca, yani konteynerin yapısal güvenliğinin sürdürülmesine hizmet eder; farkları takvim ve organizasyondadır.
CTU Kod'un açık bir uyarısı vardır: ACEP işareti yoksa ve sonraki muayene tarihi geçmişse ya da konteynerin varış yerine ulaşmasından önce dolacaksa, konteyner intermodal veya uluslararası taşımada kullanılmamalıdır.
Bakanlık talimatı, sözleşme hükümlerinin tüm ilgililerce uygulanmasının zorunlu olduğunu belirtir ve muhatapları tek tek sayar. Sahadaki karşılığıyla CSC'yi bilmesi gereken başlıca taraflar şunlardır:
Türkiye'nin sözleşmeye katılımını uygun bulan 6403 sayılı Kanun, 31 Ocak 2013 tarihli ve 28545 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır. Bakanlığın 2014/270 sayılı uygulama talimatına göre IMO, CSC Sözleşmesinin Türkiye için yürürlüğe giriş tarihini 8 Ağustos 2014 olarak belirlemiştir.
Aynı talimata göre Bakanlık, 26 Aralık 2013'te imzalanan protokolle Türk Loydu Vakfı İktisadi İşletmesini yetkilendirmiştir; Türkiye'de üretilen konteynerlerin test, muayene ve onay işlemleri bu kuruluş tarafından yapılır. Talimat ayrıca açık deniz (offshore) konteynerlerinin farklı tasarım ve test parametreleri nedeniyle CSC hükümlerine tabi olmadığını ve bunlar için IMO'nun MSC/Circ.860 rehberinin esas alınacağını belirtir.
Denizyolu tehlikeli yük yönetmeliği de konteyneri, CSC Sözleşmesi kapsamında geçerli standartlara uygun belgeye sahip yük taşıma teçhizatı olarak tanımlar. Liman başkanlıklarının kıyı tesislerinde yaptığı program dışı denetimlerde konteyner CSC plakası kontrolü, payload aşımı ve hasarlı yük taşıma birimlerinin elleçlenmesi ayrı başlıklar olarak sayılır.
Paketleme öncesinde yapılacak kısa bir kontrol, hasarlı veya muayenesi geçmiş konteynerin zincire girmesini engeller. CTU Kod'un konteyner uygunluğu ve onay plakası önerileri doğrultusunda pratik bir sıra şöyle kurulabilir:
Yükün konteyner içine yerleştirilmesi ve sabitlenmesi bu kontrolün devamıdır; ayrıntıları CTU Code rehberinde ve yükleme güvenliği sayfasında anlatılır.
CSC plakası çoğu zaman sadece gümrük veya liman için gereken bir etiket gibi görülür. Oysa plaka, konteynerin taşıma sırasında kırılıp kırılmayacağına dair en temel bilgiyi taşır.
Sık rastlanan yanlışlardan biri, azami yük miktarını yalnız arka yüzdeki payload rakamına bakarak belirlemektir; doğru yöntem, plakadaki azami brüt kütleden dara ve tüm ek malzemeleri düşmektir. Bir diğeri, ACEP işareti olan konteyneri "muayene tarihi yok" diye reddetmek ya da tersine, tarihi geçmiş konteyneri ACEP'li sanmaktır.
Kaza geçirmiş veya onarım görmüş konteyneri bir sonraki muayene tarihine kadar kullanmaya devam etmek de riskli bir alışkanlıktır. Bakanlık talimatı bu durumda sürenin beklenmeden muayene yapılmasını ister.
Bu sayfa bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; ADR Kampüs, CSC Sözleşmesi konusunda eğitim vermez. ADR Kampüs, Avcılar'daki merkezinde SRC-5, TMGD, IMDG Kod kıyı tesisi ve deniz gözetim yetkilisi eğitimlerini yüz yüze verir. Tehlikeli yük elleçleyen işletmeler için TMGD danışmanlığı da bu hizmetler arasındadır.
Sözleşme, uluslararası taşımacılıkta kullanılan yük konteynerlerinin yapısal güvenliğini düzenler. Bakanlık talimatına göre açık deniz (offshore) konteynerleri farklı tasarım ve test parametrelerine sahip olduğu için CSC hükümlerine tabi değildir.
CTU Kod'a göre güvenlik onay plakası konteynerin arka tarafına, genellikle sol kapıya kalıcı olarak sabitlenir. Plaka yerinde değilse veya okunmuyorsa konteyner kullanılmadan önce işletmecisine bildirilmelidir.
Periyodik muayene yönteminde ilk muayene üretimden itibaren en geç 5 yıl içinde, sonraki muayeneler ise en geç 30 ayda bir yapılır. Kaza sonucu yapısal hasar, bakım veya modifikasyon durumunda süre beklenmeden muayene gerekir.
ACEP, onaylı sürekli muayene programıdır. Bu işareti taşıyan konteyner sabit bir muayene tarihine değil, sahibinin veya işletmecisinin onaylı programı kapsamında yapılan sık incelemelere bağlıdır.
CTU Kod'a göre ACEP işareti yoksa ve sonraki muayene tarihi geçmişse ya da konteynerin varış yerine ulaşmasından önce dolacaksa, konteyner intermodal veya uluslararası taşımada kullanılmamalıdır.
Katılımı uygun bulan 6403 sayılı Kanun 31 Ocak 2013'te Resmî Gazete'de yayımlandı. IMO, sözleşmenin Türkiye için yürürlüğe giriş tarihini 8 Ağustos 2014 olarak belirledi.
Ulaştırma Bakanlığının 2014/270 sayılı talimatına göre Türk Loydu Vakfı İktisadi İşletmesi, 26 Aralık 2013 tarihli protokolle yetkilendirilmiştir. Türkiye'de üretilen konteynerlerin test, muayene ve onay işlemleri bu kuruluş tarafından yapılır.
Hayır. CSC plakası konteynerin yapısal olarak onaylandığını ve taşıyabileceği azami kütleyi gösterir. Yükün konteyner içinde doğru yerleştirilmesi ve sabitlenmesi CTU Kod'un konusudur.